Sıcak bir çay ile kulak verin Siyah Kelebeğin kanat seslerine HOŞGELDİNİZ.

Image and video hosting by TinyPic

Küçük bir Fatma kadın ( 5 şubat tarihli yazımın devamı)










1978 yılının karlı bir 6 şubat sabahıydı. Fatma sancılanmıştı. artık doğum zamanıydı. Karnında ki bebeğe kavuşma zamanıydı. Kocası yoktu yanında.Özel Saint Benoit Fransız Lisesinde hademelik yapan kayınvalidesine haber uçurdu hemen. Küçüktü Fatma, çocuktu. Korkuyordu. Girdiği tüm hastelerden yalınayak kaçıyordu.
Ama sonun da Taksim İlk Yardım Hastahanesin de yapıştı hemşireler Fatma'nın yakasına. Ve aldılar doğuma. Zor olsa da verdiler badem gözlü, simsiyah saçlı, kapkara bir kız bebeği Fatma'nın kucağına. Hemşireler, dokdorlar bayılmıştı bu kız bebeğe. Elden ele dolaştı Fatma Kadının bebeği tüm Hastahane de. Fatma mutluydu ama hüzünlüydü. Kızının babası görememişti kızını çünkü askerdi. Oğlan olamamıştı bebeği, hani ismi hazırdı Ferdi olacaktı. Bebeğin kız olacağı hiç hesapta yoktu. Ne olacaktı bu kız bebeğin adı şimdi? Kayın validesi bir sürü isim önersede fatma beğenmemişti.

Birden aklına geldi. 1 kaç ay önce Ferdi Tayfur'un Sinama da oyanayan Derbeder Filmine gitmişti. ve bu filmin son sahnesinde, ferdi'nin sevdiği kız uçurumdan atlayıp intihar ediyorr ve ona yetişemeyen ferdi ise uçurum kenarında yankılanan sesiyle haykırıyordu İpeeekkk! İpeeeekkk! diye. ve tüm sinama hıçkırıklara boğuluyordu. İşte ordan kalmıştı aklında. Kızımın adı ipek olsun dedi fatma. Evet! evet! İpek olsun dedi.


Ve 1978 yılının karlı bir 6 Şubat sabahı doğan kızına İpek adını verdi Fatma kadın. Yine başrollerde Ferdi Tayfur vardı. Tıpkı aşık olduğunda evlediğinde nasıl etkili olduysa Ferdi, Kızının İsmininde de etkili olmuştu.
İşte tamda bu gün tam 32 yıl olmuş bu hikaye yaşanalı. Bu hikayede ki Fatma Benim Annem, Kenan ise benim Babammış. karlı bir 6 şubat sabahı doğan İpek ise benmişim yani sizin Siyah kelebeğiniz miş.
Bu gün benim doğum günüm müş.
32 yıl hatta 33 yıl öncesini bu özel günümde sizlerle paylaşmaya çalıştım. Bir hatıra olsun dedim. Benimde sayfalarımda Anne ve babamın tanışma evlenme hatırası kalsın dedim. Ve benim doğum hikayem yer alsın istedim. Yaşlandığımda açıp okuyayım diye.




Kenan'dan olma Fatma'dan doğmuşum ben tam 32 yıl önce bu gün. Annem ile Babamla her zaman gurur duydum. Onlar bana Allahtan bir armağan olmuş. Allah onları bana Anne ve Baba olarak seçmiş. Ve ben 14 yaşında bir çocuğun ellerine doğmuşum. Küçük bir Fatma kadının ellerinde hayat bulup büyümüşüm.Tam 32 yıl sonra 6 şubat olan doğum günüm de bunları yazabilmişim. İyi doğmuşum o zaman. İyi varmışım.
Annem! ne güzelmiş 14 yaşındaki ellerine doğmak. Annem! Ne güzelmiş sana anne demek. Küçük Fatma kadınım! Küçük Fatma Annem Sen le ben işte bu gün 6 şubatta doğmuşuz. Annemm!!! İYİ Kİ DOĞMUŞUZ.








Yazan Siyah Kelebek.

KÜÇÜK BİR FATMA KADIN.

Başlık ve resim ne alaka değil mi? Ama okumaya değer inanın ki.

13 yaşında çiçeği burnunda, saçları iki yana örgülü dökülür omuzlarına. Kulaksız semtinin göz bebeği, azrail kesilir başında ağabeyleri. O kadar güzeldi yani.
Siz bakmayın o nun 13 yaşına. Talipleri bekler kapı önünde sırada.

Sağır ve dilsiz annesi, elinde teneke maşraba ile
siper olur görücülere kapıda.
Annesi vermez, Fatma da zaten istemez.

Çalışmak istedi, hiç okumadı Fatma. O yıllar öncesinin ilk kardeleniydi belkide.
En büyük Ağabeyi Asker de öğrendi okur yazarlığı. Askerden gelince de Fatmaya öğretti.
İşe girip çalışmak istedi Fatma.Madem ki okuyamadım, Ozaman işe girip çalışayım dedi.
Ama ev ahali buna şiddetle karşı çıktı. Fatma inatçıydı ya dediğini yaptı. 3 kız arkadaşıyla küçük bir atolye de çalışmaya başladı. Çalıştığı iş yerinin karşısında bir iş yeri daha vardı.
Burada 1977 yılının zıpkın, çapkın genç delikanlıları çalışırdı.
O zamanın modasıydı bol paça pantalon, sivri yakalı gömlekleri. Saçlar uzun, bütün delikanlılar aynı tornadan çıkmış gibi Ferdi Tayfur çakmasıydı. Bütün plaklar Ferdi tayfur çalar, o nun şarkılarıyla aşık olunurdu.
Fatma' da Ferdi Tayfur hastasıydı. Çalıştığı küçük atolyeden Karşı atolyede ki çakma Ferdi lerden birisiyle bakışmaya başladı Fatma. Bu çakma Ferdi de Ferdiciydi.
Adı Kenan'dı. Cam dan cama aşık oldular birbirlerine. Huzurum kalmadı çalarken pikapta, Kızlar atolyesine varırdı ses. Dal dal Sigaralar zarflara konulur bir haberciyle gönderilirdi. Senin için şu sigara gibi yanıyorum mesajı verilirdi.

Kenan öyle aşık olmuştu ki 13 yaşında ki Fatmaya. Onu başkalarına bırakmak istemiyordu. 3 yada 4 ay sonra askere gidecekti kenan. Fatma nazlı ve biraz da inatçıydı ama o da sevmişti Kenanı. Çünkü Kenan da Fatma gibi Ferdi Tayfur hayranıydı. Kenanın Sesi o zamanlar Ferdi Tayfurun sesini andırırdı.

Kenan başladımı İş yerinde Ferdi'den bir şarkı patlatmaya, her offfff offffff çekişinde inlerde Kuledibi sokakları.
Kenan Sabırsızdı. İstedi Ailesinden Fatmayı. Ağabeyi sordu Fatma'ya. ''Sende ister misin bu delikanlıyı?''
Fatma başını evet dercesine salladı.
Koca bir tokat yedi tabi Ağabeyinden şöyle okkalı.
Kaldırdı fatma'nın zayıf çelimsiz kollarını havaya, ve sordu yeniden.
''Bu yaşta mı? daha 13 yaşında mı varacaksın kocaya?
Bu zayıf çelimsiz kollarla mı yapacaksın hanımlık bu adama?''

Ama yapacak bir şey yoktu. İki seveni ayırmak günahtı.
Mutlu son oldu. 3 aya varmadan evlendi Kenan ile Fatma. Fatma hamile kaldı 13 yaşında. Kocası Kenan, asker oldu çok uzaklara. Fatma ise isim düşünmeye başlamıştı bile karnında büyümekte olan çocuğuna.
Erkek olsun istiyordu aslında. Çünkü Aşklarının mimarı olan Ferdi ismini verecekti oğluna
Arada kız ismi de düşünmüyor değildi hani Fatma.
1978 yılında, fatma 14 yaşında, doğum sancısı başladı karlı bir Şubat sabahın da.

Sizi sıkmamak adına devamı yarına...

Yazan Siyah Kelebek.

DİRİ DİRİ GÖMDÜLER:((

Diri, diri toprağa gömdüler. Buda oldu bu ülkede. Sapıttık delirdik artık. Bu nasıl namus anlayışı, bu nasıl insanlık, bu nasıl anne babalık. Aklım almıyor. Kadın olmaktan nefret ediyorum. Kadınlara, özellikle de çocuklara yönelik bu katliamlar ne zaman son bulacak.
Gencecik bir kızı tavuk kümesine diri diri gömen insanlara, insan bile demek istemiyorum, hayvan hiç olmazlar zaten. Kanım dondu bozuk olan moralim iyice psikopatlaştı.
En korkunç korku filminde bile izlemediğimiz şeyleri görüyor, duyuyoruz. Ha biti ha bitiyor dedikçe, bir yerden peydah oluyorlar bu caniler. Her yeni yıla girişte ilk önce aklıma gelen şey Tv’deki haberler oluyor. İnşallah diyorum inşallah bir daha geçen yılda ki haberleri görmeyiz. Daha hayırlı daha güzel şeyler duyar ve görürüz. Ama nerde. Bu cahillik, bu cahiliyet ne zaman bitecek. Tv deki dizilere lanet okuyanlar bu haberleri izledikleri zaman ne hissediyorlar acaba.
Valla ben artık haber izlemek istemiyorum. Aşk_ı memnu’yu, yaprak dökümünü, hatta yemekteyiz’i, ve hatta, hatta Esra erol’u izleyeceğim
Gidip en küfür içeren filmleri izleyeceğim de ülkemin bu trajedilerini izlemeyeceğim. Bakın efendim bilmeyenler bilesin diye bir haber sitesinden aldığım bu haberi yayınlıyorum. Geçmiş ola Türkiyem.


Medine'yi diri diri gömdüler


Diri diri toprağa gömülen genç kadının adı Medine Memi. Henüz 16 yaşındaydı. Yani gençliğin ilk yılları. Dedesi Fethi Memi, kendisine ve annesine şiddet uyguluyordu. Medine, karakola başvurup şikayette bulunmuştu ama Türkiye’de şiddet mağduru olan ancak korunmayan binlerce kadının kaderini paylaşmış ve evine yani şiddetin ve ölümün kucağına gönderilmişti.

Geçtiğimiz ay Adıyaman’ın Kahta İlçesi’nde erkeklerle konuştuğu gerekçesiyle aile meclisi kararı ile öldürülen 16 yaşındaki Medine Memi’nin diri diri toprağa gömüldüğü Adli Tıp Kurumu raporu ile açığa çıktı.

Kadınlara yönelik katliam türleri Ortaçağ gerisini aratmıyor. Diri diri toprağa gömülen genç kadının adı Medine Memi. Henüz 16 yaşındaydı. Yani gençliğin ilk yılları. Dedesi Fethi Memi, kendisine şiddet uyguluyordu. Medine, karakola başvurup şikayette bulunmuştu ama Türkiye’de şiddet mağduru olan ancak korunmayan bir çok kadının kaderini paylaşmış ve evine yani ölümün ve şiddetin kucağına gönderilmişti. Bir süre sonra ailesi Medine’nin kaybolduğuna dair çevreye söylemler yaydı. Medine’den haber alınamadı, taa ki bir gün polise gelen ihbar telefonuna kadar. İhbarda bulunan kişi, Medine’nin ailesi tarafından infaz edildiğini ve evlerinin bahçesindeki tavuk kümesine gömüldüğünü söyledi. Hürriyet Mahallesi Sağlık Caddesi’ndeki evde çalışma başlatan polis, Medine’nin cesedini, evin bahçesindeki tavuk kümesinde gömülü olarak buldu. Yaklaşık 4 saat süren kazı çalışmasında, 2 metre derinlikte genç kadının oturur vaziyette, boğazına eşarp sarılı haldeki cesedi çıkarıldı.

Vahşi uygulama

Medine’nin cesedi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için önce Kahta Devlet Hastanesi morguna, ardından Malatya Turgut Özal Tıp Fakültesi’ne gönderildi. Malatya Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı otopsi raporu tamamlandı. Raporda genç kızın gömüldükten sonra havasızlıktan akciğerinin patlaması sonucu öldüğü belirtildi. Medine’nin vücudunda herhangi bir darp, el, ayak ve boyun kısmında ip veya eşarp izine ve travmatik bir bulguya rastlanmadığı açıklandı 45 gün toprak altında kalan genç kadının havaların soğuk olması nedeniyle vücudunun sadece yüzde 20’sinin çürüdüğü ve bu çürümenin baş kısmında meydana geldiği belirtildi. Babası ve dedesi tarafından diri diri gömülen Medine Memi’nin Malatya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsisi doğrultusunda hazırlanan raporun gönderildiği İstanbul İhtisas Kurulu tarafından kesin raporun açıklanacağı belirtildi.

Medine’yi bu vahşi ve çağ gerisi erkek hissiyatıyla katleden baba Ayhan Memi (35) ve dede Fethi Memi (64), 3 Aralık 2009’da nöbetçi mahkemeye sevk edilmişti. Zanlılar TCK’nın 82. maddesi uyarınca “Canavarca hisle alt soyundan çocuğu tasarlayarak öldürmek” suçundan tutuklayarak Adıyaman E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Geniş yankı uyandırdı

Adıyaman ve çevresinde geniş yankı uyandıran cinayet Kahta’da aralarında DTP’nin de bulunduğu sivil toplum örgütlerince oluşturulan `Kahta Demokrasi Platformu’ tarafından protesto edilmişti. Kahta Demokrasi Platformu Sözcüsü Şermin Erbaş platform adına yaptığı açıklamada şunları söylemişti: Şiddetten en büyük payı kadınlar alıyor ve çeşitli gerekçeler ile hayatın her alanında değişik şekilde şiddete maruz kalıyor. Kadınlar töre ve namus adı altında öldürülüyor veya intihara zorlanıyor. Bunun en son örneği Medine’dir. Hemen yanıbaşımızda, bir sokak ötemizde henüz 16’sına girmiş olan Medine’ye yapılan vahşettir. Yaklaşık 1.5 ay önce canice öldürülen, olayın üstünü örtbas etmek için bahçeye gömülen ve üzeri betonla örtülen bu olay hepimizi derinden sarsmıştır. Cinayeti işleyen, insanlıktan nasibini almayan bu kişilerin bir an önce cezasını çekmelerini istiyoruz. Medine’ye yapılan bu katli ve şiddet vakalarının hepsini kınıyoruz. Namus, töre ve benzeri isimler etrafında işlenen her türlü saldırı ve cinayetin karşısında demokratik güçler olarak duracağımızı bir kez daha haykırıyoruz.”