her yere izler bırakan Baktığı her göz'de hayâl olan. Kalemi kanatlarıyla tutan,Çırpınışını yazılara yansıtan bir Siyah kelebeğim.Hepinizi beklerim.Hoşgeldiniz Efendim.!



21.07.2010

BU YAZIYA ADINI SİZ VERİN.


Bu gün bir şey öğrendim.
Belki bunca yıllık hayatım da yaşamışlığım da, beni çaresizliğe sürükleyen aynaya bile bakılmaz hale getiren bir şey bu.
Daha önce yaşamıştım bunları ama sanki bu defa daha da üzüyor beni. Acaba yaşlanıyor muyum?
Tahammülümün sabrı artık bitti mi?
Tevazularımın, olsunların, önemli değillerin, Sağlık olsunların, beterin beteri varların, bende miadı doldumu.
Ben artık sabırsız, suratsız, hiç birşeyden memnun olmayan teyzelerden mi olmaya başladım.
Gözlerimin ışıltısını, neşemi, sevinçlerimi kaybetmeye mi başladım.
Bu gün aynaya baktığımda kendimi tanıyamadım.
İnsanın kendini aynaya baktığında bulamaması çok kötü oluyor.
Aynaya bakıyorsun ama koca bir boşluk görüyorsun.
Eski beni arıyorum yok.!
Anladım ki beklentiler bekleyişler, belirsizlikler insanı olumsuz etkiliyor.
Ve ben anladım ki, hayatta ki en zor şey belirsizlik.
Anladım ki, hayatta en zor şey beklemek.
Anladım ki hayatta en zor şey, bekletilmek.
Ve anladım ki bu 3 şey benim hayatımı zorlayan olumsuz etkileyen faktörler.
Artık hayatımda NETLİK istiyorum!
Artık hayatımda ŞEFFAF'lık istiyorum.!
Artık hayatım da beklemek değil, olacak şeyleri OLDURMAK istiyorum.!

Bu yazıya bir başlık bulamadım.
Bu yazıyı siz yazsaydınız başlığı ne olurdu?



8 yorum:

O.K.A.- MAVİ TUTKU dedi ki...

Bu kadarmı aynı olur herşey.
Tüm hayatım boyunca olması gereken tahammülümü kaybettim, sabir desen öyle, sanırım en kötüsü şansızlıklar ve belirsizlikler yüzünden umudumu kaybettim.
Ne kadar doğru ve güzel kullanmışsın sözcükleri.
Bu yazının bir çok adı olabilir.
Ölesiye yorgunluk..boşluk..mutsuzluk..herşeyin toplamı bu yazı..

Ogünün Dünyasında dedi ki...

Bu yazdığınız yazıya 'mutlu olmak istiyorum' uygun olurdu sanırım. Başarılar dilerim
İyi günler dileklerimizle

http://ogunundunyasinda.blogspot.com/

EBRULİ dedi ki...

Ben olsam "umut"derdim.Yaşamdan umut kesilmez hiç bir şartta.Her gecenin bir sabahı vardır.Sıkıntısız hayat yok,umudumuz olsun yeter.Ufacık da olsa yeter.Hayat böyle bi şey ne yapalım :) Yüreğine sağlık tatlım.sevgiler.

Dalgaları Aşmak dedi ki...

Hayatın içinden geçip giderken,yavaş yavaş farkediyoruz birçok şeyi.Sabır,hoşgörü derken birde bakıyoruz ki herşey bizim verdiklerimizle devam ediyor.İşte o an değişmeye başlıyorsun.Aynada ki herşeyinle yine sensin ama daha bir ayakları yere basan daha bir güçlü...

Yazının başlığı, "ANLAMAK" olsun.Ne dersin? :)

Sevgilerimle

re55 dedi ki...

Merhabalar Siyahkelebek,

Önce Berat kandilinizi kutlayarak sözlerime başlamak istiyorum. İnsanın hafıza ile ilgili hayatında üç evresi vardır. Birinci evrede, tüm gördüklerini, öğrendiklerini, duyduklarını ve yaşadıklarını kaya'ya yani taşa yazarsın. İkinci evrede kum'a yazarsın, üçüncü evrede su'ya yazarsın. Normal bir insanın ömrünü de 70 sene ile sınırladığımızda bu evrelerin de yaş sınırlamalarını siz belirleyin. Çünkü bu her insana göre değişiyor. Örnek ben 56 yaşındayım ve artık su'ya yazmaya başladım.

İnsanın nasıl hafızası ile ilgili yaşamında üç evre varsa, yazınızda bahsettiğiniz olayları da ben böyle üç evreye bağlamak istiyorum.

Sizin aynaya baktığınızda siyah kelebeği görememeniz çok normal, siz şu anda orta evredesiniz.

Bunları asla takıntı yapmamak gerek, nasıl ki deprem uzmanları "depremle yaşamayı öğreneceksiniz" dedilerse, bizlerde hayatımızın her evresini kabullenip onlarla yaşamasını bileceğiz.

Konu çok güzel ve ne sayfalar dolusu yazmakla ne de tartışmakla bitecek gibi bir konu değil.
Yazınıza başlık olarak ben aşağıdaki cümleyi düşündüm.

"Her yaşın ve her anın tadını çıkarmaya bakın."

Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

Dolunay dedi ki...

yuregıne saglık canım,umıtsız hayat olmaz...

ramazan dedi ki...

Aaah ah. Bu çaresizlik dugusu yok mu..., karamsarlık..., ümitsizlik.
Bu durumda büyükler hep şunu söyler; "senden daha aşağıdakiler bak".
Sevgili Siyah Kelebek,
her zaman bizden daha zor durumda olan, bizden daha çaresiz, bizden dahaçok bekletilmiş, daha...daha çok... daha daha çok vardır.
Ümit ışığımız olmalı her zaman. Mum kadar da olsa.
Gönlümüzden geçen kadar olmasa da olmalı değil mi.
Yoksa onca sıkıntıya nasıl katlanabilirdik.
Bu yazının başlığı "darbelere Karşı Ne Yapabiliriz" olmalı bence.

http://rmazan.blogspot.com/2009/07/benim-darbelerim.html

Burada yazmıştım ya, onun gibi.
Sevgiler.

O.K.A.- MAVİ TUTKU dedi ki...

Bu yazıya senin vereceğin adı merak ettim ben..gerçek olan hangisi?