her yere izler bırakan Baktığı her göz'de hayâl olan. Kalemi kanatlarıyla tutan,Çırpınışını yazılara yansıtan bir Siyah kelebeğim.Hepinizi beklerim.Hoşgeldiniz Efendim.!



12.03.2010

SANAL RÖPÖRTAJ VE BEŞİNCİ KONUĞUM SİZLERE.

Tekrardan merhabalar. Bildiğiniz gibi Sanal Röportajlarımız devam ediyor. Ve gayette güzel gidiyor. 5 hafta oldu ve hiç ara vermeden Blog yazarı arkadaşlarımı burada sizlere tanıtma imkanı ve onlarla sohbet etme imkanı buldum.
Bu hafta da yine benim çok beğenerek okuduğum, bir blog yazarını ağırlayacağım burada. Kendisi bize uzak bir köyden seslenecek. Herkesin bildiği bir köy değil burası. Hani zaman zaman doğruyu söyleyip dokuz köyden de kovuluruz ya. Gidecek başka bir yer bulamayız ama bu konuğum kendine bir köy yaratmış ve bu köy'ün adına Onuncu Köy demiş.
İşte bu gün Onuncu Köyün Adamı ile birlikte olacağız. Kendisi ile güzel bir söyleşi yapacağımızı umud ediyorum.

SYK: Efendim öncelikle hoş geldiniz. Beğenerek okuduğum bir yazarını burada ağırlamak büyük bir şeref benim için. Nasılsınız? onuncu köyde havalar nasıl? Image and video hosting by TinyPic


O.K.A Hoş buldum davetinize çok teşekkür ederim onur duydum. Çok sağolun o şeref bana ait blogunu ve duruşunu çok beğendiğim insanlardansınız. Efendim bu soruya samimi cevap verecek olursam onuncu köy oldukça karışık aslında uzun süre önce başlayan herşeyin ters gittiği dönem halen devam etmekte ve herşeyi yoluna koymak için sabrım ve çalışmalarım devam etmekte.



SYK: Şu cevap öyle gösteriyor ki, Mücadeleyi, ve sabrı asla elden bırakmayan birisiniz. İnanıyorum ki zamanla her şey dilediğiniz gibi olacak.



Sizinle daha önce bir blog yazarı toplantısında karşılaşmıştık. Ama fazla konuşma ve birebir tanışma imkanımız olmamıştı. Şimdi burada bize kendinizi tanıtır mısınız? Onuncu Köyün Adamı
Kimdir?

O.K.A: Evet konuşma fırsatı olmadı orda, toplantı çok güzel ve kalabalık oldu ve siz masanın diğer tarafında ben öbür tarafında kaldık, vee ben oldukça mahçup kaldım doğrusu o kadar yanlız kalacağımı hiç ama hiç tahmin etmemiştim utanmadım desem yalan olur.:) Allahtan Hilal hanımın eşi gelmişti ve kendisiyle sıcak bir sohbetimiz olmuştu, ve iğneiplik,in arkadaşı vardı tabiki.:) Onuncu Köyün Adamı kimdir; 1966 Yılında İstanbulda dünyaya gelmiş yaşamaya ve yaşadıkça gelişmeye çalışan biridir.
Yarım yamalak dostlukları ve ilişkileri sevmeyen ya hep ya hiç diyen, doğru bildiğinden emin olduğu şeylerde sözünü esirgemeyen, ikiyüzlülükten onursuzluktan nefret eden,
Daha insan olmaya çalışan çocuklarını çok seven biri. Yaşlı birinin, bir annenin, bir çocuğun ağladığını gördüğünde çocuk gibi ağlayabilen, iyi ve hak etmeyen birine veya kendine yanlış yapıldığında katı biridir.Nankörlükten de nefret eder. Artık huzuru çok özlemiş, kendine yeni ve güzel bir dünya kurmaya çalışan özlemlerinin, hayallerinin, hasretlerinin peşinde biridir özetle.

S.Y.K:Hayallerimizn oluşumunu sağlayan hasretlerimiz ve özlemlerimiz değilmidir zaten. Hayalerimizin peşinden koşmak yorucu belki ama bir gün o hayallerin olabilme ihtimali bile insanı ayakta tutabiliyor.


Blogunuzu mutlaka okuyan ve es geçmeyen biriyim. Blogunuzu tanıyoruz ama siz yinede biraz da blogunuzdan bahsedin bize. Blognuz da bizlerle neler paylaşıyor sunuz?

O.K.A: Blogumda tüm yaşantım boyunca edindiğim hayat tecrübelerimi ifade etmeye çalışıyorum, her bir tecrübe ki yıllar, yanlışlar, hatalarla edinilmiş. Yaşam tecrübesi okuyarak değil yaşanarak kazanılacak birşey biliyorum ama yinede paylaşmak istiyorum. Tek bir kişiye bile "hım çok doğru ben öyle düşünmemiştim" dedirtebilirsem farklı bir pencereden baktırabilirsem bu benim için çok büyük bir mutluluk olur.

SYK: Bana göre Blog isminiz büyük bir anlam taşıyor. Biraz farklı ve bir mesaj içeriyor. Neden Onuncu köyün Adamı olmayı tercih ettiniz.?

O.K.A:Yıllar boyunca iyi niyetim çok fazla suistimal edildi, çok fazla nankörlük yaşadım. Karşımdakini kırmamak adına incitmemek adına kendimi incittim çok sefer içime attım içimde yaşadım çok şeyi, katlandım..ama bir yerden sonra değiştim, artık gerçekleri söylemekten çekinmeyen, her ne pahasına olursa olsun kral çıplak diyen bir tür isyan haline dönüştüm, sonrasında yalnızlaştım çünkü insanlara duymak istediğini değil işine gelmeyeni söyledim, ve onuncu köye böylelikle yerleştim. Blogu açarken adını ne yapayım diye düşünürken ve bunu yakıştırdım kendime.

SYK: Bloğunuzun ismi ile özleşen, nadir insanlardansızınız. Zaten Blog ismini gören herkez içinizdeki yaşanmışlıkları çözebilir bence.


Yazılarınızda Çogu zaman bir isyan ve hüzün var. Sizi yazmaya ve yazdıklarınızı paylaşmaya iten nedenler var mı?

O.K.A: Şu sorunuzu okuyunca durdum duruldum.. Ne güzel çözüyorsunuz bazı şeyleri, gerçekten bir isyan ve hüzünle yazıyorum. Yazdıklarımı yazmamın nedeni yanlış bulduğum şeyleri kaleme dökmek. İsyan ediyorum çünkü şu dünya böyle olmamalı aslında. Aşklar sevdalar böyle olmamalı.. Ailenin çok ama çokk önemli olduğunu düşünüyorum. Dünyanın bundan sonra daha iyi bir yer olabilmesi açısından, o yüzden yazılarımda erkek kadın ilişkileri ve evlilik fazlaca yer tutuyor.
İsyanımın bir nedenide son yıllarda çok fazla haksızlığa nankörlüğe uğramış olmam, bu durum beni ve yazılarımı biraz hırçın, isyankar yapıyor sanırım.



SYK:Yazılarını okurken şahsen sizin yüz ifadenizi bile görüyor gibi oluyorum. Çok derin hislerle yazdığınız o kadar belli ki.


Bu arada blog resminde dikkatimi çeken bir şey var. Mavi bir denizin karşısında bir kumsal ve iki tane boş şezlog var. Şezloglar neden boş? Bu resim ne gibi bir mesaj içeriyor?

O.K.A: Hımm burda ilk defa bu özelimi paylaşmış olacağım. Resim bir mesaj içermiyor bir özlem içeriyor. Ruhla, yürekle, benlikle, emin olma duygusu ve tutkulu bir sevgiyle sıcak sımsıcak bir yuva, ve o yuvada oluşturacağım huzurlu bir dünya özlemim var, bu resmi bunlar ve o insan dolduracak eğer Allah nasip ederse.


SYK:Ne güzel ifade ettiğiniz bu resimle alâkalı özleminizi. İnşallah diyorum. Yaşadığımız sürece hayatta olmayacak diye bir şey yoktur. Bence Tüm arzularınız olacak.


Ne zaman dan beri blog yazıyor sunuz? Blogunuza ilgi ve tepkiler nasıl?

O.K.A: Yanlış hatırlamıyorsam geçen sene Mayıs ayı gibiydi başladım blog yazmaya. Doğrusu şimdiye kadar kötü bir tepki almadım aksine güzel yaklaşımlar var ve bu beni mutlu ediyor


SYK: Sizinle hemen hemen aynı dönemde başlamışım yazmaya.


Blogunuz da güncel önemli mesaj içeren yazılarınızn yanında şiilerinizi de beğenerek okuyorum. Şiirlerinizde bir iç döküş sessiz bir fırtına esintisi var. Siz şiir yazarken paylaşırken o an için nasıl bir ruh hali içinde oluyor sunuz?


O.K.A:Yukarıda dediğim gibi bu tespitinizde çok haklısınız. Müthiş bir fırtına var aslında içimde ve elimden birşey gelmemesi beni çok kahrediyor. Hem kendim hem insanlık için bunu söylüyorum. Geçen hafta bir anne bebeğini sokağa bırakıyor ve bebek soğuktan donarak ölüyor, ve yeni bir haber bir baba 3aylık bebeğini döverek öldürüyor. İnanılacak gibi şeyler değil bunlar, düşünün arkadaşlar hemen hepimizin bu Dünyada yavruları var, ya da sahip olacaklar var, bu dünyayamı getirdik biz çocuklarımızı?
Anlatabiliyormuyum? Büyük sorumluluk hissediyorum çocuklarım ve çocuklar için yeni nesil için. Sözlerim şiirlerim aşk adına veya hayat adına herşeyim içinde bu çaresizliği ve hüznü barındırıyor.

SYK: O kadar haklısınız ki diyecek başka söz yok aslında. Şunu ifade edeyim ki, Siz bir baba olarak bu haberlere dayanamıyorsunuz. Ben bir anne olarak bu tür haberleri artık izleyemiyorum çünkü, psikolojim bozuluyor ve o gece kabuslar görüyorum. Yazık demekten öteye gidemiyorum.


Sayın Onuncu Köyün Adamı, Bazı yazılarınızda kadın erkek ilişkileri ve kadınlara yönelik egitsel yazılarınız var. Mesela Kadınların güçlü olması gerektiğini savunanlardansınız. Siz yazılarınızda çoğu kez yazdınız belki ama bir kez daha burada açıklar mısınız? Kadınlar neden daha güçlü olmalı?


O.K.A: Evet bir çok yazımda kadın erkek ilişkisi var, evliliklerin katlanılan kurumlar haline gelmesi çok acı, zira bunu iyi biliyorum. Burda bunları yazmanın kimseye pek bir faydası olmadığını biliyorum ama yinede bir iç döküş bu. Keşke katkım olabilse tecrübelerimle. Kadınlar daha güçlü olmalı çünkü onlar güçsüz oldukça bu durum erkeklerin işine yarıyor, daha umursamaz oluyor, daha rahat aldatıyor ve kadını aciz duruma düşürüyor. Bunu dediğim için bağışlayın fakat kendim yaşadım bazısı buna müstehak sözüm bunlardan dışarı, hak etmediği halde, aslında mutlu olmayı hak ettiği halde çaresizlikten adam bile denmeyecek erkeklerin yanında hayatı boşa giden çok kadın var. Adam adam olmayınca, kadın güçsüz ve bu halde olunca aile kurumu iyice kötü hal alıyor, o ortamda yetişen çocuk, ayrılmış bir ailenin çocuğundan çok daha kötü etkilenebiliyor. Düşünün, o çocukki babasının annesini aldattığını biliyor ama annesi hala orda, veya anne tokatlanıyor aşağılanıyor, böyle aile aile olmaktan çıkıyor. Bence bir kadın erkekten çok daha onurlu olmalı, özellikle hayatın içinde ekonomik açıdan güçlü ve duruşu olan bir birey olmalı. Ben kadına şöyle bakıyorum; Allah can veriyor ve bu canı bir kadın dünyaya getiriyor...bunu düşündüğümde sarsılıyorum, ve diyorumki, ne bir erkek kadını düşürmeli ezmeli, nede kadın düşürülmeye esir olmaya izin vermeli. Birbirine hayatı zorlaştırmayan kolaylaştıran bir anlayışa sahip olmalı karı koca, samimi bir dost, arkadaş sevgili olmalı eşler, bir yarış içinde değil dayanışma daha güzeli yaşama noktasında olmalı..Yani bir ütopya benimkisi..

SYK: Evliliklerin katlanılan bir kurum haline gelmesi, tespiti son derece doğru. Ve Söylediğiniz her kelimeye sonuna kadar katılıyorum.


Zaman zaman hepimiz sıkıntılı günler yaşıyoruz. Siz sıkıntılı ve hüzünlü olduğunuz zamanlarda bunu atlatmak için neler yaparsınız? Blog yazmanın dışında Uğraşlarınız hobileriniz var mı?

O.K.A: Benim yegane hobim doğa yürüyüşleridir, doğa tutkunuyum diyebilirim. Bir ormana kaybolmacasına girerim, çadır kurarım, çok zevk alır ve çok rahatlarım doğada.Doğa sporlarının hepsini severim. Deniz ayrı bir tutkumdur, denizden uzak yaşayamam gibi geliyor.Sahilde yürüyüş, balık tutmak, amatör olarak dalmak en sevdiklerimden. Toprakla uğraşmakta çok iyi gelir bana. Sinema tiyatro severim zaman zaman giderim. Eskiden çok kitap okurdum artık okuyamıyorum kendimi veremiyorum.


SYK: İşte sizin bu yazdığınız ve sevdiğiniz hobiler de benim hasret olduğum hayallerim. Bende bir deniz aşığıyım. Doğa Hayranıyım. Ama sizin kadar şanslı değilim.


Bu arada ,Blog takip ederken, dikkat ettiğiniz unsurlar var mı? Okuduğunuz bloglarla ilgili krterleriniz var mı? varsa paylaşır mısınız?

O.K.A: Yaşamı ve tecrübelerini, hislerini paylaşan bloglara biraz daha dikkat ediyorum doğrusu. Bunları çarpıcı resimlerle süsleyen, okurken samimiyeti hissettiğim çok derin bulduğum bloglar var. Fakat bunun yanı sıra yemek bloglarından da faydalanıyorum bazı gördüğüm şeyleri denemişliğim var.Image and video hosting by TinyPic


SYK: Blogunuz bana biraz hüznü ifade etsede hayatta mutlaka güldüğünüz anlarda oluyordur. En çok nelere, kimlere güler siniz? Image and video hosting by TinyPic


O.K.A: Doğrusu şu sıralar yazılarım içinde bulunduğum ruh halini yansıtıyor, aslında neşeli espirili biriydim eskiden.Image and video hosting by TinyPic
En çok kamera arkası film hatalarına gülüyorum ben.Image and video hosting by TinyPic
Yani doğal olan espirilere, zira filmlerdeki herşeyin kurgu olduğu beynime öyle bir işlediki kanmıyorum pek.:) Çocukken çok fazla yazlık sinema çalıştırdı babam, haddinden fazla film seyrettim ondan herhalde.Image and video hosting by TinyPic
Çok güzel hareketler bunlar,ı seviyorum bide.Image and video hosting by TinyPic



SYK: Bu soruyu cevaplarken gülüyorsunuz. Şunu söylemek isterim ki, Sizi güldürmek çok güzel Sizi gülerken görmek beni sevindirdi. Image and video hosting by TinyPic

Pekala, Blog yazmak ile ilgili plan yada yeni projeleriniz var mı? Yeni bir blog açmayı düşünür müsünüz? Yeni blogun içeriği ne olurdu?

O.K.A: Yo hayır yeni bir blog açmayı düşünmüyorum gereksiz buluyorum, paylaşmak istediğim herşeyi burda yapabilirim diye düşünüyorum. Bu sorunun zamanlaması çok güzel oldu sevgili Siyah Kelebek. Ben şöyle birşey düşündüm aslında bunu burdan tartışmaya açmak istiyorum..bizler hepimiz bir tür blog gücü oluşturamazmıyız? Dernekler gibi güzel bir birlik ve dayanışmayı hayata geçiremezmiyiz dersiniz?

SYK: Neden olmasın efendim. Tabikide olur. Ben destek veririm sonua kadar. Bence bu dileğinizi bir post oalrak yazın bizde bloglarımızda paylaşalım. İnşallah neden olmasın.


Blog dünyası ile ilgili genel bir eleştiriniz var mı? Hoşlanmadığınız sevmediğiniz faktörler var mı blog caimasıyla alakalı?

O.K.A Blog dünyası hayatın bir yansıması tabiki eleştirecek şeyler burdada var. Blogdan bloga gezerken yazıları müstehcen, açık sözlülüğü terbiyesizlik noktasında kullananlar gördüm. Tabiki bu da bir tercih, herkes bir şekilde kendine hitap eden grubunu buluyor neticede.

SYK: Her kez herkezi izleyecek diye bir şey yok.Bir arkadaşım demişti uzun zaman önce. Sizin gibi düşünüyordum bende Ama bana dedi ki, burası serpest piyasa, serbest kürsü. İsteyen istediğini yazar ve mutlaka okuyucusu bulur demişti. Sizin cevabınızda bunu doğruluyor.


Sevgili onuncu köyün adamı, bu soruları hazılamadan önce blogunu gezdim eski yazılarınıza da bir göz attım. Şunu anladım ki insana, İnsanlara değer veren ve her kişinin mutlu olmasını arzulayan bir kişisiniz. Sohpetimizin sonuna yaklaşırken, İnsanlara genel olarak ne mesaj vermek istersini?

O.K.A Çok haklısınız, yukarda dediğim gibi son yıllarda akla hayale gelmeyecek insan onuruna yakışmayan şeyler gördüğüm için, onur, gurur, şahsiyet, ve insan ilişkileri unsuruna kafayı takmış durumdayım. İnsanların bir başkasına ızdırap vermemesini istiyorum, bu mümkün değil biliyorum, hele insanlıktan gittikçe uzaklaştığımız şu dünyada daha zor ama yinede insanın silkinip kendine gelmesini istiyorum. Kimse kimseye yalancı aşklar yaşatmasın, ikiyüzlülük yapmasın, onuruyla oynamasın, menfaati için bir insanı harcamasın, maskeyle dolaşmasın, vicdansız onursuz birine iyi diyecek zavallılık içinde olmasın, iyi insanın iyiniyetini suistimal etmesin, çocuklar sağlıklı ortamlarda yetişsin. Toplumun içinde Aile bir çekirdek, ve çekirdek bozulunca meyvede bozuluyor!


SYK: Çok haklısınız çokk.


Pekala, biz blog camiasına, bizi okuyan tüm blog yazarlarınada bir mesajınız olacak mı?

O.K.A: Böylesi bir mesaj vermek haddim değil, burda yüreği çok güzel insanlar var, bunu görmekten, hissetmekten, yazdıklarından, görselliklerinden, emeklerinden faydalandığım için hepsine teşekkür ediyorum.


SYK: EFendim size bu samimi sohbet için teşekkür etmeden önce Röportajımız hakkında da bir kaç yorum alabilir miyim? Sizin açınızdan bakıldığında nasıl bir sohbet oldu? Image and video hosting by TinyPic


O.K.A: Efendim öyle sorular sordunuzki resmen içimi söküp aldınız.:) Sizin ilerde daha büyük tecrübelerle bir köşe yazarlığı veya söyleşileriniz söz konusu olduğunda, politikacı olsun veya sanatçı olsun, karşınıza çıkanın vay haline.Image and video hosting by TinyPic


SYK: Böyle düşünmeniz beni okadar mutlu etti ki anlatamam. Bu konularla alakalı hiç bir eğitimim yok. Bizi kim görüpte yayınların da köşe yazarı yapacak ki. Hayalini bile kurmuyorum ama bu güzel sözler için çok teşekkür ederim. Image and video hosting by TinyPic

Sayın Onuncu Köyün Adamı, Size bu güzel sohbet için samimi, içten, cevaplarınız için çok teşekkür ederim. Hayat boyu mutlu, sağlıklı, evlatlarınızla tüm sevdiklerinizle Güzel günler dilerim. Blogunuzu okumaya devam edeceğim. Başarılarınızın devamını dilerim. Umarım size layık bir sohbet ortamı oluşturmayı başarmışımdır. Daha nice paylaşımlarda blogdaşlar olarak el ele gönül gönüle olmak dileğimle ,Sevgi ve sağlıcakla kalın efendim. Image and video hosting by TinyPic


O.K.A: Efendim ben çok teşekkür ediyorum onur duydum bu ropörtaja beni layık gördüğünüz için. Evet daha nice paylaşımlar ve dayanışmalarda hep bir birlikte olmak dileğiyle size ve bu ropörtajı okuma lütfunda bulunan herkese teşekkür ediyorum saygılarımı sunuyorum.

Eveettttttt zorlu bir röpotraj gününü de böyle güzel bir söyleşi ile tamamladık. Darısı diğer haftalara. Size okuması kolay gelesede inanın bu işi yapmak çok zor. :)) Emeğime karşılık verip okuyan yorum yazan tüm blog dostları okuyucalara sonsuz teşekkür ederim.Bu hafta da Sanal Röpotaj
'a veda ederken konuğum olan onuncı köyün Adamın dan kısa bir yazı ile veda etmek istiyorum.
Hadi kalin sağlıcakla.




YANILGILARIN TOPLAMI= YAŞAM
Yaşamadan hiçbirşey öğrenilmiyor. Yaşananlar sonunda geriye
burukluk üzüntü kalıyorsa buna şansızlık deniyor.
Mutluluk, huzur, güzelik oluyorsa büyük şans deniyor.
Bazen öğrenmek çok acı oluyor, öğreniyorsun fakat gidenler oluyor
iç dünyanda, öğrenmek kazançmı kar mı oluyor bilemiyorsun.

Büyü dediğin büyük bir hayal kırıklığı olabiliyor.
Ve hayat böyle geçiyor işte öyle değilmi?
*******************************************************************************


Yazan/ Röportaj: Siyah Kelebek

Konuk: Onuncu köyün adamı.

9 yorum:

Recep Altun dedi ki...

"İnsanlara duymak istediğini değil, işine gelmeyeni söyleyen" Dokuzuncu Köyün Adamı'nı bizimle tanıştırmak üzere bu röportajı hem hazırlayan Siyah Kelebek'e hem de kendisini bize anlatmaya çalışan Dokuzuncu Köyün Adamı'na çok teşekkür ederim. Her ikisinin de gönüllerine ve yüreklerine sağlık ve mutluluklar dilerim.

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Bir kez daha çok teşekkür ediyorum sevgili Siyah Kelebek. Eğer vazgeçmezseniz inat ederseniz eminim ki ilerde bu konuda çok güzel yerlerde olabilirsiniz. Bende bi zamanlar Siyah Kelebek benimle ropörtaj yapmıştı diye gururla hava atarım.:) Çok sağolun bu inceliğiniz için. Ailenizde sonsuz bir huzur ve mutluluk diliyorum size, ve eşinize selamlarımı söylemenizi rica ediyorum.
Saygılar..

SİYAH KELEBEK dedi ki...

Sayın Recep Altun: Güzel ifadeleriniz için güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim eksik olmayınız efendim.

Sayın Onuncu köyün adamı: Benimle ilgili kullanıdğınız güzel sözlere ve temennilere çok teşekkür ederim Çok mutlu oldum. Ayrıca sizinle sohbet çok keyifliydi. İnşallah başka platformlarda görüşmek ve yeniden sohbet etmek dileğimle.

Newbahar dedi ki...

Yine çok severek okuduğum ve çok değerli bir blog yazarını misafir etmişsin sevgili siyah kelebek.
Sanırım hepimizin ortak noktası hüzün. Yazmak bize iyi geliyor. Arkadaşlık edinmeyi seviyoruz ama ihanet ve vefasızlık araya girince yalnızlığımıza kapılıp gidiyoruz. Aslında yalnız olmadığımız aşikar. Bloglarda bu yüzden onlarca arkadaş ve yüzlerce paylaşım yalnızlığımızı alt edecek ölçüde.
Sayın Onuncu Köyün Adamını tanımaktan bende çok mutlu oldum. Umarım siz ve onunla uzun yıllar yeni paylaşımlarda buluşuruz.
Çok güzel bir ropörtajdı. Zevkle okudum. Sizin emeğinize, OKAmının yüreğine sağlık.
Sevgiler

Dolunay dedi ki...

ıkınızede tesekkurler , guzel bır paylasım olmuş,zevkle okudum .

Dalgaları Aşmak dedi ki...

teşekkürler siyah kelebeğim.Bu güzel çalışman sayesinde blog dostlarımızı biraz daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz.yine çok güzel bir sohbet olmuş.
Sevgiler

*Degisik Tatlar* dedi ki...

canım benim harika olmuş.Yüreğinize sağlık.

Bence ilerde iyi bir yazar olabilirsin hatta keşfedilerbilirsin..

Yeni bir çığır açtın blog dünyasında akıllı bir kadınsın.Bence başarılısın işini seviyosun neden iyi yerlerde olmayasınki..

Sorularda gayet başarılı..Ben seni inanılmaz başarılı buluyorum her haftada okuyorum röportajlarını soluksuz.

Görüşmek üzere canım :)

Zeugma dedi ki...

Çok güzeldi söyleşiniz.
10.Köyün Adamı arkadaşımız hayata fazla güveni olmayanlardan bizim gibi.Tecrübelerinden ders alıyoruz her daim.
Sayende daha iyi tanıdık..
Sıkı bir röportaj ustası oldun bu arada.Eline sağlık kelebeğim :)

Sevgiler...

SİYAH KELEBEK dedi ki...

Newbahar: Çok güzel ifade ettiniz. Gerçekten Yalnızlığımı belkide buradaki dostlarla yıkıyoruz. Güzel yorumunuza çok teşekkür ederim.

Dolunay: Çok teşekkür ederim canım beğendiğine çok sevindim.

Dalgaları aşmak: Amacımın yerine ulaşması okadar sevindiriyor ki beni. Sayenizde daha güzel söyleşiler yapmayı umud ediyorum. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için.

Değişik tatlar: Bu güzel yorumun beni çok onurlandırdı. Çok teşekkür ederin bunları siz değerli blog dostlarımdan duymak çok sevindirici. Zaten amacıma ulaştım ben geri hiç menli değil. Çok teşekkür ederim canımsın.

Zeugma: burada bu röportajlara gerçekten emek veriliyo inan ki. Siz değerli dostlarımın güzel yorumlarıda bu emeğin en büyük katkısı oluyor çok teşekkür ederim güzel düşüncen için. :)