her yere izler bırakan Baktığı her göz'de hayâl olan. Kalemi kanatlarıyla tutan,Çırpınışını yazılara yansıtan bir Siyah kelebeğim.Hepinizi beklerim.Hoşgeldiniz Efendim.!



5.06.2010

VİCDANSIZLIK, İNSANSIZLIK, HAİNLİĞİN EŞİĞİNDEYİZ. SAVAŞIN EŞİĞİNDE DEĞİLİZ.


Evet tam da kullandığım başlıkta ki gibi herşey. Türkiye savaşın eşiğinde değil. Türk insanı vicdansızlık, insansızlık hainliğin eşiğinde.
Ne kadar acı. İlk gün ne kadar da birliktik beraberdik. Şimdi ne oldu. İslamcılar ve laikler diye ikiye bölündük.
Tamamen iç politika malzemesi oldu tüm duygular. Kendi içimizde taraf tutma çelişkileri yaşıyoruz.
Her ses çıkaran kafanın esiri olmuşuz. Kendi net düşüncemizin kendi irademizi unuttuk. Gazete ve Tv'deki konuşan yazan yazarların, Diplomatların, Müsteşarların esiri olduk bir anda. Neye bakacağımızı kime inancağımızı, kimin doğru kimin yanlış konuştuğunu kestiremez olduk. ''Ama orası doğru söylüyor...'' Yok canım burası daha doğru konuştu bak gördün mü? '' İki kişi arasında değil kendi içimizde bir iktidar savaşı bir iç hesaplaşmaya dönüştü.

''Ama hiç olur mu? onlar aşırı islamcı. bu ülkeye zarar veriyorlar''.
''Yaa saçmalama öyle şey olur mu İnsanlık namına yapılan bir şey bu''.
Anlayacağınız her halükarda galip gelen vicdanımız artık can çekişiyor. Saldırıları kınayıp sonrada ''Ama'' diyoruz.
Bu ülkede bazı kesim sadece Türkiye ye hizmet ederken bazı kesimde savaş altında ki ülkerele yardım edebilir. Bunda ne kötülük var ki ben anlayamıyorum. Bundan nasıl bir ayrım çıkarılıyor anlamıyorum. 'Sadece Ülkene hizmet et politikası var bazılarında' Bu ülkede sırf gösteriş için yardım eden insanlar da var. Yarın sabah gazetelerde adı duyulsun diye mücadele eden insanlar var.

Eğer bu gemi Gazze ye ulaşsaydı,yardımlar amacına ulaşsaydı medya grupları bu habere tın bile demeyecekti. Kimse bravo demeyecekti. Hain bir saldrıdan geri dönen gönüllüler şimdi de islamcı terörist olarak anılıyor yine değişen birşey yok.
İslamcı da olsa, Laik'te olsa adı her ne ise ben bu yazımda bu ayrıcılığı yaparken bile utanıyorum, herkezin bir vicdanı var ve ne olur vicdanınızı öldürmeyin. 1 gün birlik beraberlik sonra ayrımcılık yapmayın. Bu işi iktiradar, parti, politika olayına dönüştümeyin. Bu durumu Türkiye meselesi durumuna getirmeyin. Bu durum vicdani ve insani bir durumdur.
Okuduklarınıza, izlediklerinize, değil hislerinize inanın. Bu olayları psikolojik sorunlar haline getimeyin. Türkiye savaşın eşiğinde değil ama biz kendi ruhumuzda psikolojik bir savaşın eşiğinde olabiliriz. Evet çoğumuzu gündelik olaylardan uzaklaştık. Bir çoğumuz bu kötü olaylara kilitlendik. Dağda verdiğimiz şehitlerimizin haberleri bile 1 gün sonra unutulurken bu saldırı neden bu kadar gündemde kaldı. Mutlaka vardır bir sebebi. inanın ki vardır. Eğer bir ülkenin askeri başka bir ülkenin sivil vatandaşına silah açar ve öldürürse bu günlerce gündemde kalır. Bunu islamcılıkla laikle yakından uzaktan hiç bi alakası yoktur.

Biliyorum bu günlerde kafanızı çok şişirdim bu konularla alakalı ama insanın fikri ne ise zikri de odur ya, benimde zihnim ve fikirlerim bu konularla dolu. Benimkisi bir iç döküş aldırmayın gerçekten ne hissediyorsanız ikilime düşmeden ayrım yapmadan vicdanınıza sahip çıkın.

Bakın Ata'mız ne demiş:
"Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine malik siyasi bir fikre malik olmak seçtiği bir dinin icaplarını yapmak ve yapmamak hak ve hürriyetine maliktir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz. Vicdan hürriyeti, mutlak ve taarruz edilemez, ferdin tabii haklarının en mühimlerinden tanınmalıdır."

Başkasının dediği değil kendi gerçek ve hakiki düşünceleriniz önemlidir. Sokma akılla kendi fikirlerinizi oluşturmayın.
Başka vicdanların değil, kendi vicdanınızın savaşçısı olun.
Kendi vicdan, düşünce ve inançlarınızın mahkemesini ancak kendi ruhunuzda yargılarsınız.

Son söz: Unutmayın ki Hrand Dink öldürüldüğünde hepimiz ermeni olmuştuk ...

Saygılarımla,

2 yorum:

ra55 dedi ki...

Merhabalar efendim,

Osmanlı döneminde, Osmanlı tebasındaki hiçbir yurttaş; inancı, vicdanı ve düşüncesinde Osmanlı'ya tabi olması konusunda zorlanmamış ve herkesi seçiminde hür bırakmıştır.
Günümüz Türkiyesinde de bu böyledir. Ancak, bazı kendini bilmezler bu konuyu sulandırarak memleketin huzurunu bozmaya çalışmaktadırlar.

Allah'a emanet olun ve sağlıcakla kalın.

EBRULİ dedi ki...

İnsanlık meselesi kesinlikle.Dini karıştırmamak gerek,ama iki yüzlülük ve siyasi oyunlar yine devrede.Yüreğine sağlık canım.